Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen “COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı” programında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde üniversitelerin bilgi birikimi ve bilimsel kapasitesini uluslararası iklim politikalarıyla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, üniversiteleri COP31 sürecinin doğal paydaşı olmaya davet etti.
Konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına değinen Bakan Kurum, afet bölgesinde sadece yeni konutlar değil, aynı zamanda sürdürülebilir şehirler inşa ettiklerini belirtti.
Bakan Kurum,“Zor bir süreç sonrası asrın inşa seferberliğiyle sıfır atık uyumlu, kendi enerjisini üreten dirençli şehirlerin de inşasını yaptık. Bugün Hatay eskisinden daha yeşil. Bugün Malatya eskisinden daha güçlü. Bugün Kahramanmaraş yapılan yeni binalarla birlikte enerjisini daha az tüketen şehir haline geldi. Tüm deprem bölgesinde yapmış olduğumuz binalarda enerji tüketimi geçmişe nazaran yüzde 39 azaltıldı.” ifadelerini kullandı.
Bu çalışmaların Türkiye’nin uygulama kabiliyetini dünyaya gösterecek önemli örnekler olduğunu belirten Kurum, COP31 kapsamında da bu başarı hikâyelerinin uluslararası platformlarda paylaşılacağını söyledi.
COP31 hazırlıkları kapsamında Londra İklim Eylem Haftası’nda dünya ülkeleriyle bir araya geldiklerini hatırlatan Bakan Kurum, burada yatırımcılar, finans kuruluşları, özel sektör temsilcileri, bilim insanları ve uluslararası kuruluşlarla öncelikli hedefleri paylaştıklarını belirtti.
Bakan Kurum, üniversitelerin araştırma gücü ile yetişmiş insan kaynağını COP31 sürecinin karar alma, teknoloji geliştirme ve uygulama aşamalarına dahil etmek istediklerini ifade ederek, “Üniversiteler olmasa, bilim olmasa bu işte bir süreklilik sağlayamayız.” dedi.
Dünyanın savaşlar, enerji krizleri, su kıtlığı, kuraklık, afetler ve jeopolitik gerilimlerle çok yönlü bir dönüşüm yaşadığına dikkat çeken Kurum, bu gelişmelerin iklim krizini daha da derinleştirdiğini söyledi.
Enerji arz güvenliğindeki sorunların üretim maliyetlerini artırdığını, bunun da gıda fiyatları ve enflasyonu yükselttiğini belirten Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu:
· Su stresi giderek derinleşiyor.
· Kuraklık tarımsal üretimi ve şehirlerin geleceğini tehdit ediyor.
· Kaynaklar üzerindeki baskı iklim göçlerini artırıyor.
· Bölgesel çatışma riskleri büyüyor.
· Aşırı sıcak hava dalgaları ve orman yangınları yaygınlaşıyor.
· Ani yağışlar, seller ve taşkınlar şehir altyapılarını zorluyor.
Türkiye'de son dönemde yaşanan orman yangınlarına da değinen Bakan Kurum, özellikle Antalya ve Muğla başta olmak üzere birçok ilde yaşanan yangınların doğal varlıkları ve yaşamı tehdit ettiğini ifade etti.
İklim dönüşümünün artık kaçınılmaz olduğunu belirten Kurum,“Bütün bu gelişmeler tüm dünyayı kapsamlı bir dönüşüme zorluyor. Bu bir zorunluluk, tercih değil. Siz isteseniz de istemeseniz de bu dönüşümü yapmak mecburiyetindesiniz. Bu dönüşümü doğru yönetmek, insanlığın ortak geleceğini korumanın temel şartıdır.” dedi.
Türkiye'nin her ülkenin enerjiye, suya, gıdaya ve teknolojiye erişebilmesi gerektiğine inandığını belirten Kurum, dönüşümü yakalayamayan ülkelerin ekonomik rekabet, üretim, teknoloji ve kalkınmada geri kalacağını söyledi.
Türkiye'nin önünde tarihi bir fırsat bulunduğunu ifade eden Bakan Kurum, yeşil dönüşüm sürecinin kaçırılmaması gerektiğini belirterek,“Türkiye sanayi devrimini kısmen kaçırmış bir ülkedir. Önümüzde çok önemli bir dönüşüm var. Bunun adına yeşil dönüşüm diyebilirsiniz, sürdürülebilirlik diyebilirsiniz. Bu dönüşümü hocalarımızla, üniversitelerimizle ve toplumun tüm kesimleriyle birlikte yakalamak mecburiyetindeyiz. Bu işe liderlik etmek zorundayız.” ifadelerine yer verdi.
COP31 Başkanlığının Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Kurum, bunun gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında köprü kurabilecek önemli bir süreç olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası diplomaside üstlendiği role değinen Kurum, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşındaki Tahıl Koridoru girişimi ve bölgesel krizlerde üstlendiği arabulucu rolün önemine işaret etti.
Türkiye'nin farklılıkları ortak çözüm gücüne dönüştürebilecek birikime sahip olduğunu belirten Bakan Kurum, bu süreçte bilimin rehberliğinde hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasında bilim diplomasisinin önemine geniş yer ayıran Bakan Kurum, üniversiteler arasında kurulan araştırma ağlarının ve bilimsel iş birliklerinin siyasi şartlardan bağımsız şekilde etkisini sürdürebildiğini belirterek, “Bilim diplomasisi klasik diplomasiyi tamamlayan stratejik bir güçtür. Bilim olmadan aslında o stratejiyi de ortaya koyamazsınız.” dedi.
Bakan Kurum, Prof. Dr. Aziz Sancar'ın "Dünyada söz sahibi olmanın yegane yolu en yüksek standartlarda bilim yapmak ve bilimde kuvvetli olmaktır." sözünü hatırlatarak genç araştırmacıların sürecin merkezinde yer alacağını söyledi.
Üniversitelerin iklim teknolojileri alanında ortak araştırma kapasitesi oluşturması gerektiğini belirten Kurum, şu alanlarda iş birliği çağrısı yaptı:
· Enerji ve su verimliliği
· Yenilenebilir enerji
· Sıfır atık uygulamaları
· Sürdürülebilir ulaşım
· Karbon yönetimi
· Kuraklığa dayanıklı tarım
· Afet risk haritaları
· Erken uyarı sistemleri
Kurum, Türkiye'nin ihracatının yarısından fazlasının Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını hatırlatarak, sınırda karbon düzenlemeleri nedeniyle karbon yönetiminin ticaret açısından da kritik hale geleceğini söyledi.
Enerji bağımsızlığının önemine dikkat çeken Kurum, temiz enerji hedeflerinin sadece çevre açısından değil milli güvenlik açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.
“Bugün yaşadığımız krizlere baktığınızda hepsinin arkasında enerji var. Her ülkenin gıdasına da enerjisine de kendisinin erişebilmesi gerekiyor. Savunma sanayi alanında güçlü olmalıyız. Üretimde kendi insanımıza istihdam oluşturacak alanları artırmamız gerekiyor.”
Üniversitelerin uzmanlık alanlarının tek çatı altında toplanmasını öneren Bakan Kurum, Türkiye İklim Bilimi ve Teknolojisi Yetkinlik Haritası hazırlanabileceğini açıkladı.
Bu kapsamda;
· Üniversitelerin uzmanlık alanlarının belirlenmesi,
· Ortak proje çağrılarının açılması,
· Pilot uygulamaların başlatılması,
· Üniversite-kamu-özel sektör iş birliklerinin artırılması,
· Uluslararası finans kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor.
Bakan Kurum, bugüne kadar yaklaşık 1 milyar dolarlık uluslararası iklim finansmanının Türkiye'ye kazandırıldığını da açıkladı.
Seçilen projelerin hedefleri, bütçeleri, ortaklık yapıları ve başarı kriterleriyle birlikte bir COP31 Bilim ve Teknoloji Portföyü hazırlanabileceğini belirten Kurum, bunun Türkiye'nin bilimsel kapasitesini dünyaya tanıtacağını ifade etti.
Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının uluslararası alanda ilgiyle takip edildiğini söyleyen Bakan Kurum, Rusya'nın da savaş sonrası yeniden inşa konusunda Türkiye'nin tecrübelerinden yararlanmak istediğini aktardı.
Konuşmasının sonunda üniversitelere çağrıda bulunan Bakan Kurum, COP31 sürecinin sadece bir zirve olarak kalmaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“COP31'i yeni fikirlerin projeye, projelerin yatırıma, bilimsel bilginin teknolojiye ve alınan kararların sahadaki uygulamalara dönüştüğü güçlü bir başlangıç noktası haline getirmeliyiz. Bunu hep birlikte yapmalıyız.”
Üniversiteleri Türkiye'nin COP31 bilimsel vizyonunu birlikte şekillendirmeye davet eden Kurum, "Gelin üniversitelerimizin bilgi birikimini ülkemizin çözüm üretme kapasitesiyle buluşturalım. Türkiye'nin bilimsel gücünü küresel ölçekte daha görünür kılalım. Dünyanın sorunlarına çözüm geliştiren, geliştirdiği çözümü uygulayan ve sonuçlarını bütün insanlıkla paylaşan bir Türkiye'yi birlikte güçlendirelim." dedi.
Konuşmasını, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'a ve programa katılan akademisyenlere teşekkür ederek tamamlayan Bakan Kurum, üniversitelerin yetiştireceği insan kaynağı ve geliştireceği teknolojilerin yalnızca COP31'e değil, Türkiye Yüzyılı'nın en güçlü ve kalıcı miraslarından biri olacağına inandığını söyledi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 akdeniznews.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.